Image

Birgül Asena Güven
@dünyayerindenoynar
birgulasena2018@gmail.com
Tüm Yazıları

01 Temmuz 2019, Pazartesi

Her seçim bir vazgeçiştir

 

      İstanbul seçimleri yenilendi. Sonuçları ve nedenlerine ilişkin analizleri günlük basında izliyoruz. Niyetim; yerel seçimlerden yola çıkarak insan hayatında seçimlerin anlamı ve önemi üzerine düşünmek.

     Başımıza gelen her şeyin alnımızda yazılı olduğu ve yapacak hiçbir şeyimiz olmadığı da bir inançtır. İrade ise, inançlarımızdan bağımsız olarak kıymetlidir. İman ettiğimizde de seçeriz. Ezan okunduğunu duyduğumuzda mekândaki müziği kapatmak bir seçimdir. Seçiyor olmanın bazen en kötü yanı seçmediğini bırakmak zorunda kalmaktır. Sağlıklı yaşamayı seçip, bu yönde aksiyon aldığınızda vazgeçtiğiniz sadece sağlıksız olmaktır, bu örnekte mesele yoktur ama bazen bırakmak daha zordur. 

    ‘Sophie’nin Seçimi’ filminde Meryl Streep’in canlandırdığı Sophie Zawitowska’nın II. Dünya Savaşında Yahudi kamplarından kaçmaya çalışırken iki çocuğundan birini seçmek zorunda kalışı da seçmediğini bırakması anlamına gelir ki yaman olan bu vazgeçiştir.

     Seçimlerimizden biz sorumluyuz elbette. Başkaları adına seçimler yapmak bir başkasını değiştirmeye yeltenmek olabilir ve insan değişmeye değil değiştirilmeye karşı çıkıyor çoğu zaman. Değişmenin bir dayatma değil bir seçenek olması hayatın olağan akışına daha yakın gibi.

     Hayatımızda sayısız seçimler yaptık, konfor alanlarımızda kalmayı ya da çıkmayı seçtik, seçimlerimizin gerektirdiği aksiyonları da alabildiysek ilerledik. Su içmeyi içmemeyi, sağlıklı olmayı olmamayı, raftaki kitabı okumayı okumamayı, konuşmayı, susmayı, sınıf başkanını, dernek başkanını, İstanbul Büyükşehir Belediye başkanını seçtik. 155 yıl önce yaşanana bazılarımız göç, bazılarımız sürgün, bazılarımız soykırım demeyi seçtik. Belki kendi huzurumuz ya da çocuklarımızın güvenliği için kültürel yok olmayı seçmiş bile olabiliriz. Dilimizi unutmayı unutturmayı ya da unutmamayı unutturmamayı seçtik mesela. Elbette içinde yaşadığımız koşullar, köyde ya da kentte bulunuşumuz da etkiledi bu seçimleri. Kişisel ikbalimizi Çerkes kimliği ile var olmanın önüne koymuş olabiliriz. Kimlik için verilen mücadelelerde belki sevgili egonun liderliği ele alıp, genel olarak mücadelenin ya da günün özgül probleminin önüne geçmesine izin vermiş olabiliriz. Bizden önce yapılmışlara kulak vermeden, yok sayarak, kendi koyduğumuz taşları milat saymış, zannetmişizdir belki de. Kimlik sorununun çözümünü dünya görüşümüze bağlı olarak farklı siyasal programlarda görmüş olabiliriz.

     Birbirinden çok farklı seçimler yapagelen ve yapmaya devam edecek olan Çerkesler ortak bir siyasi kültür geliştirme iradesi göstermeyi seçebilir. Farklı dünya görüşlerine sahip olmalarına rağmen kimlik mücadelesinin yeni bir safhasına geçebilir. Kast ettiğim o ya da bu nitelikte bir Çerkes partisi değil. Farklı yerlerde duran Çerkeslerin birlikte tanımlayarak oluşturacakları, Xase geleneğinden mutlaka beslenen bir siyasi iradeden bahsediyorum. Bu irade kimi zaman günlük olaylarda tavır almayı sağlayabilir, kimi zaman daha kapsamlı bir siyasi duruş sergileyebilir. Her ne kapsamda sonuç üretirse üretsin kolektif bir sürecin sonucu olacaktır. Elbette derneklerimizin ve federasyonlarımızın çok kıymetli varlıklarını ve buralardaki çalışmaların ya da acil eylem gruplarının ve platformların fonksiyonunu yadsımıyorum ancak, siyaseten ortak tavır gösterebilmek başka temaslara, zeminlere ve yollara ihtiyaç duyuyor. Siyasal iktidarların ihtiyaç duyduğu şekliyle değil, Çerkes toplumunun ihtiyaç duyduğu şekliyle oluşmalı elbet bu temaslar ve bugüne kadar yapılmış tüm çalışmalardan, mesela ‘ortak akıl’ toplantılarından da beslenmeli. Bu temasa bir çerçeve tanımlayıp, uzun soluklu bir vizyon tasarlayıp adına ‘Xase’ ya da ‘Kongre’ demeyi seçebiliriz. Bu kapsam, üç-beş kişinin ya da bir grubun inisiyatifinde olamayacak kadar yaşamsaldır, mevcut kurumlarımızın çağrısına, çalışma gruplarının dahil oluşuna muhtaçtır ve bu yazının öncesinde olduğu gibi sonrasında da tartışılmalıdır. Bu süreçte; ‘Demokratik’ sözcüğü kendi başına, çeşitli nedenlerle yola çıkıp takip edilmeyi beklemek yerine birlikte yola çıkmayı ve ne yöne gidileceğini konuşabilmeyi seçen bir oluşumu işaret etmek için önemlidir.

     Ortak tavır/siyaset belirlemek üzere yeni bir adım atmayı seçersek vazgeçecek olduğumuz mevcut dernek ve federasyon örgütlenmeleri, küçük gruplarımız, siyasi aidiyetlerimiz, dünya görüşümüz değildir. Bireysellikten toplumsal yararı öne alarak vazgeçebiliriz. Yaşadığımız toplumdaki ötekileştirmeleri Çerkes toplumuna kopyalamaktan vazgeçebiliriz. Yeniden kurulan Xase’nin çıktıları ile Xabze’yi oluştuğu tarihteki haliyle sabit tutmaktan vazgeçebiliriz. İnternet üzerinden birbirimizi mahkûm etmekten, ortak eylem oluşturamamaktan, ikinci üçüncü ajandalarımızı taşımaktan, biraz konforumuzdan amma mutlaka etkisizlikten vazgeçmiş olabiliriz.

    Ortaklaştırılmış bir siyasi irade göstermeye yeltenmek yok olmak istemeyen bir toplum için çok kıymetli ve bana kalırsa vazgeçecek olduklarımıza değecektir. Xase-Kongre-Demokratik Kongre-Demokratik Çerkes Kongresi… Çerkesler isterse mümkündür.

 

Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.