Image

Ali Çurey
Kalem (Тхыпкъэ)
alicurey@jinepsgazetesi.com
Tüm Yazıları

01 Mayıs 2019, Çarşamba

Ana Kraliçe

 

Sevgili dostlarım, şayet biz Çerkesler, Türkçe bilmiyor olsaydık, Türkçeye girmiş pek çok kavramı, kendi anadilimizle telaffuz ediyor olacaktık. Dolayısı ile söz konusu kavramlar ve onların içeriğini, kendi kültürel (щэн - хабзэ) değerlerimizle anlayacak ve öyle yaşatacaktık. Ne var ki, gurbet Kafkasyasında “ASİMİLASYON” denilen evrensel kimlikli canavar hepimizin canına okudu?

Sevgili dostlarım, bir konuyu kendi anadilimizle değil de, bir başka DİLİN, düşünce mantığı ile izah eder hale geldik. Bir başka durum ise, bu hal, hepimizde pek çok konuda KAVRAM KARGAŞASI yarattı. Didişmelerimizin bir başka nedeni de, “İNANÇ- GÖKSEL” dilinin terminolojisidir. Ne yazık ki bu durum, toplumsal dokumuzun omurgası olan hiyerarşi katmanlarının tanımını yozlaştırdı. Dilimizdeki öz anlamı yiterek, bir başka libasla karşımıza çıkar oldu. Örnek olması için, hepimizin bildiği “хабзэ” kavramını ve onun içeriğini hatırlatmak istiyorum. Maalesef, bu kavram öylesine hırpalandı ve öylesine dejenere edildi ki “Artık yeter!” denme noktasındadır. Oysa bu kavramın içeriği ve etimolojik anlamının tam karşılığı “SİSTEM”dir. Ve bu sistem tüm toplumsal değerlerimizin havuzudur.

Bugün “Demokrasi” ne ise ve hatta onun nihai amacının adıdır. Kısaca toplumun “Bireysel Özgürlük – шхьахуитныгъэ” aşamasıdır. “Çerkesler, devletleşemedi, şu veya bu aşamada kaldı” gibi klişe ve klasik tanımlamalardan kurtulup “amasız, ancaksız ve lakinsiz” şu kavramlara bir kez daha göz atalım.

Pşı – “пщы – пшы” bu kimdir. Kral mı? Feodal beyi mi? Veya bir asalet unvanı mı? Bir başka, soru; saraylarda oturan, özel korumaları olan, özel giysi ve özel beslenmesi ile cariyeleriyle yaşayan biri midir? Dahası, günümüzde ve öncesi “DEVLET” kavramı düzeni içinde yaşayan toplumları ve onların hiyerarşik düzenini düşünün. Modern çağda, Modern Devlet sisteminde, iktidar sahipleri ile kıyaslanmamız yanlıştır. Hiç düşünmeden ve hiç araştırmadan, yok “FEODALLER” yok “ASİLLER” yok “ASİL OLMAYANLAR” savsatası bilgisizliğin, ilgisizliğin, ezberciliğin toplumumuza soktuğu virüslerdir.

Sevgili dostlarım, sayın Muhibbe Darga’nın “ESKİ ANADOLUDA KADIN” isimli eserinden iki kavram sözcük: ŞAGUVAŞAR –(Ana Kraliçe), TAVANANA – (ikinci eş). Böyle okunuyor ve böyle tanımlanıyor. Kavramların kaynağı ise Hatti-Hititlerdir. Yani Hatti- Hitit Devlet düzeninde geçen sıfatlar.

Şimdi Çerkesçe, Ana Kraliçe ne demektir? Kimin eşi, neden Ana Kraliçe, soruları saklı tutup Çerkesçesine bakalım. Bu gün az buçuk Çerkesçe bilen, sıradan bir Çerkes insanına sorsak, “ŞAGUVAŞAR” nedir diye. Alacağınız yanıt, “Bilmiyorum” olacaktır. Fakat “Щхьагуащэ – Щхьагуашэ” nedir dersek, yanıt, “BAŞ KADIN” veya günümüzdeki adıyla “KRALİÇE” olacaktır. Aynı şey, “TAVANANA” için de geçerlidir. Ama, “ТIОНЭ” ne demektir derseniz. “İKİNCİ EŞ” olacaktır. Şimdi, bu anlayış ve işleyişin, yani “İKİNCİ EŞ” kavramı kadim kültürünüzde var mı idi?

 

Neden hemen “İKİNCİ EŞ” olarak algılıyoruz da, (Гуащэ гъэсакIуэ) kavramı ve içeriği akla gelmez. Yani, “Eğitici, İkinci Anne”. Kadim tarihsel kültürümüzdeki, sosyal katmanların oluşması ve işleyiş tarzı özgündür. Bir başka toplumun veya toplumların, sistemlerinin kopyası değildir. Bunu irdeler ve yorumlarken, Çerkeslerin tarih, mekan, zaman ve imkanları içerisindeki varlığını göz ardı etmemek gerekir. Bu “zaman farklılığı içinde” oluşan ve değişen koşullar, geçmişin toplumsal değerlerinin varlığını inkar edemez.

Not: “İNANÇ” bir kültürdür. İster “Göksel” ve isterse “Görsel” olsun. Doğduğu coğrafyanın ve orada yaşayan halkın veya toplumun düşünce ve yaşam tarzını belirler. Bu gerçeği gezegenimizin her yerine taşırsanız pek çok karmaşaya ve kaosa zemin hazırlar.

 

Bu metni kaynak göstererek kullanabilirsiniz.