Image
094. Sayı

TSİTSEKUN(Soykırım)

Çerkeslerin 1864’te uğradığı soykırımı, yok olan Ubıh dilinde bir kelimeyle simgeleştirdik.

 

TSİTSEKUN

Unutmayacağız!

TIŞIĞUPŞETEP- XAŞTRAAKUM - DİC A DİYRA DAC- NE FEROĞ KENIŞTEM

*****

Yahudi Soykırımı’nın simgesi “Holocaust”,

Ermeni Soykırımı’nın simgesi “Genocide”,

Süryani soykırımı “Seyfo”,

Dersim “Tertele” kelimeleri ile anıla gelmektedir.

Çerkeslerin 1864’te uğradığı soykırımı, yok olan Ubıh dilinde bir kelimeyle simgeleştirdik. Bun yüzden 2009 yılından bu yana soykırım yerine bu kelimeyi kullanmayı tercih ediyoruz…

“TSİTSEKUN”;

Gerorge Dumezil ile çalışarak konuşanı kalmayan Ubıhça’nın sözlüğünü hazırlayan, Dumezil dışında,  Şeraşidze ve Norveçli dilbilimci Hans Vogt ile de çalışmalar yapan ve “Son Ubıh” olarak anılan Tevfik Esenç’e saygıyla; Hans Vogt’un hazırladığı,1963 yılında basılan Ubıhça Sözlük’de yer alan, soykırımı en iyi ifade eden ve toplu katliam, kırım anlamına gelen kelimedir.

 

21 Mayıs 1864;

Kafkasya’da yaşamlarını sürdürürken, yazılı olmayan anayasaları ile yaşamlarının her evresinde her soruna çözüm üretebilen ve doğa ile barışık yaşamlarında insanlığın ortak kültür mirasına katacakları güzel sosyal ilişkiler geliştiren masalların Kaf Dağı’nın kadim halkı Çerkesler’in dönüm noktasıdır.

Çarlık Rusyası ile yaptıkları özgürlük savaşını yitiren ve dönemin Osmanlı İmparatorluğu topraklarının dört bir tarafına dağıtılan, şimdi dünyada 40’ın üzerinde ülkede, en kalabalık yaşadıkları (anavatanları Kafkasya’dan da kalabalık) Türkiye diyasporasında 900 ün üzerinde yerleşim biriminde yaşayan Çerkesler için TSİTSEKUN’un anıldığı gündür. 
 

Çerkesler,  21 Mayıs’ı, Türkiye’de ve yaşamın sürdüğü her ülkede ve anavatan Kafkasya’da; Tarihin trajik ve büyük sürgün yaşamış halklarından biri olduğunu,  yani bir insanlık suçunu hatırlatma günü olarak andığı gibi, Çerkes kimliğine dair taleplerin dile getirilmesi günü olarak da görüyor ve 1993 yılından beri 21 Mayıs’ı dört duvar arasında değil kamu alanına çıkarak anıyor.

 

Ve biliyoruz ki;

Her 21 Mayıs; özgürce yaşamak, kültürlerini geleceğe taşımak ve insanlığın ortak kültürüne katmak hakları tehdit edilen Çerkesler’in yaşadıkları Tsitsekun(Çerkes Soykırımı) ve Sürgün’ü daha iyi anlamalarına neden olurken, Türkiye’nin ve Dünya’nın da Çerkes gerçeğini biraz daha iyi anlamasını sağlıyor.
 

Yaşanan tüm olumsuzluklara karşın; 21 Mayıs’ı tarihi düşmanlıkları diriltme anlamı yüklemeden anar Çerkesler.

152 yıl önce olanları belgeleri ile ortaya koyarak gerçekleri insanlığın bilgisine sunarken, 21 Mayıs’ın birinci dereceden sorumlusu saldırgan Çarlık Rusya’sı ideolojisini mahkum eder ve benzer anlayışları uygulamış olan ve uygulama peşinde olan yönetimlerin mahkum edilmesi gereğini dile getirirler. Soykırım ve Sürgünü yaşatanlara lanetleri geçmişe yöneliktir, nefreti bugüne taşımazlar.
 

Bugün Kafkasya’da acıyı yaşayan ve yaşatanların nesilleri bir arada yaşıyor. Egemen, başat, kalabalık ya da az nüfuslu olmanın önemli olmadığı bir ortamda geçmişin acıları hafifletilebilecektir. Tsitsekun ve Sürgün’ün bir insanlık ayıbı olduğu ve telafisi için gerekenlerin yapılması gereği konuşulacaktır.

Yaşanan olumsuzluklar yeni nefretlere taşınmadan, yeni egemenlik paylaşımında kaynayan kazan Kafkasya’nın halkları maşa edilmeden, tarafların özgür iradeleri ile yüzleşerek sorunun çözümünde adımlar atılacaktır.  
 

Tsitsekun ve Sürgünü’nü, sürgünde yitirdiklerini anıyor Çerkesler.

Yas tutmaya da zamanları var, kimliklerini geleceğe taşıma adına, yaşadıkları her coğrafyada demokrasi, daha fazla demokrasi talep etmeye ve bu uğurda mücadele etmeye de.

Zorluklar ve acılar yaşandı ama umutlar hiç tükenmedi.
 

Çerkesler dünyayı renklendirmek, Dünya kültür mozaiği içinde yerini almak istiyor; diğer halklar kadar, ne eksik, ne fazla!

Jıneps

YORUMLAYIN

Sayın okurumuz, yorum yapabilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye girişi yapmak için tıklayınız.

600 karakter kaldı

Henüz yorum eklenmemiş

GAZETE

ARAMA EKLENTİSİ

Banner